Narmanlı Apartmanı: Teşvikiye'nin Köşe Taşı ve Ayşe Kulin'in Doğduğu Aile Yapısı
Narmanlı Apartmanı: Teşvikiye'nin Köşe Taşı ve Ayşe Kulin'in Doğduğu Aile Yapısı

İstanbul'un bazı apartmanları bir semtin kimliğini üstlenir; adres tarif ederken kullanılan, semtin kendisinden önce akla gelen yapılar hâline gelirler. Teşvikiye'de Maçka Caddesi ile Hüsrev Gerede Caddesi'nin kesiştiği köşede yükselen Narmanlı Apartmanı, bu yapıların en görkemli örneklerinden biridir. Bir Anadolu ailesinin İstanbul'da kurduğu servetin taşa dönüşmüş hâli, Türk edebiyatının iki önemli isminin gündelik hayatına sahne olan bir eşik, ve bugün hâlâ aynı ailenin kuşaklarını barındıran ender bir süreklilik örneğidir. Cephesindeki sadelik yanıltıcıdır: yapının asıl zenginliği kapıdan içeri girildiğinde başlar. Narmanlı Apartmanı, İstanbul'un Şişli ilçesinde, Teşvikiye'de, Maçka Caddesi No: 28'de, Teşvikiye Camii'ne ve Maçka Parkı'na yürüme mesafesinde yer alır.

   
İnşa tarihi 1932 (bazı kaynaklarda 1931-1932; tartışmalı bir 1919 kaydı da vardır)
Yaptıran Narmanlızâde Hacı Mustafa Efendi'nin oğulları Avni ve Sıtkı Narmanlı
Mimar Projelerdeki imza güçlükle okunuyor; Antranikyan olduğu değerlendiriliyor. Ustalar Ermeni.
Tesisat mühendisi A. Schücking
Mimari stil Art Nouveau etkili, sade cepheli erken Cumhuriyet apartmanı
Konum Teşvikiye, Maçka Caddesi No: 28, Şişli (arka cephe Hüsrev Gerede Caddesi)
Kat sayısı 7
Daire sayısı ve büyüklükleri Her katta 4 daire: ikisi yaklaşık 250 m², ikisi yaklaşık 150 m²
Öne çıkan sakinler Ayşe Kulin, Mithat Cemal Kuntay, Ali Cemal Bardakçı
Bugünkü durum Ayakta ve kullanımda; daireler kısmen konut, kısmen ofis

Narmanlı Apartmanı Tarihçesi: Paşa Konaklarından Apartman Semtine

Narmanlı Apartmanı'nın yükseldiği köşe, 20. yüzyılın başında Teşvikiye'nin konak dokusunun tam ortasındaydı. Bölge, Dolmabahçe ve Yıldız çevresindeki saray düzeninin genişlemesiyle paşaların, şehzadelerin ve saray erkânının yerleştiği bir yamaç hâline gelmişti.

 

Bu arsada tam olarak kimin konağının bulunduğu ise bugün hâlâ netleşmiş değildir ve kaynaklar iki ayrı isimde ayrışır. Bir anlatıya göre burada II. Abdülhamid'in mabeyin başkâtibi Kara Tahsin Paşa'nın konağı vardı; Sermet Muhtar Alus'un 1938 tarihli bir gazete yazısı da bu yönde bir kayıt bırakır ve konağın 1917'de yıkıldığı aktarılır. Diğer anlatıya göre ise köşede Şehzade Mehmed Selim Efendi Konağı bulunuyordu; 1924 tarihli Pervititch sigorta haritasında bu köşe şehzadenin adıyla kayıtlıdır ve Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi de Teşvikiye maddesinde aynı bilgiyi verir.

 

İki rivayetin çelişmesi şart değildir; mülkün on yıllar içinde el değiştirmiş olması mümkündür. Kesin olan şudur: Narmanlı Apartmanı, İstanbul'un konak düzeninden apartman düzenine geçtiği eşikte, tam da bir konağın yerine inşa edilmiştir.

Narmanlızâdeler: Erzurum'dan Teşvikiye'ye

Ailenin kökü Erzurum'un Narman ilçesine dayanır. Narmanlızâde Hacı Mustafa Efendi, Osmanlı'nın son döneminde ticaretle zenginleşmiş, 1900'lerin ilk çeyreğinde iki oğlu ve bir kızıyla İstanbul'a göç etmişti. Yanında getirdiği sermayeyi doğrudan gayrimenkule yatırmıştı. Hacı Mustafa Efendi'nin yatırım stratejisi tek bir cümlede özetlenebilir: hep köşe başı. Bahçekapı'daki Anadolu Han, Büyük Postane karşısındaki Erzurum Han, hepsi bulunduğu meydana hâkim, köşeyi tutan yapılardır. Tarihçi Burak Çetintaş, ailenin bu tercihini özellikle vurgular. Teşvikiye'deki arsanın seçimi de aynı mantığın devamıdır.

 

Ancak buradaki mülkün diğerlerinden bir farkı vardır. Aile üyelerinin aktardığına göre Narmanlılar'ın İstanbul'daki mülklerinin neredeyse tamamı, satın alındığında zaten ayakta olan ticari yapılardı. Narmanlı Apartmanı, ailenin sıfırdan inşa ettirdiği tek yapıdır ve ticari amaçla değil, doğrudan ailenin kendi yaşam alanı olarak yapılmıştır. Hacı Mustafa Efendi arsayı iki oğluna verdi; Avni ve Sıtkı Narmanlı kardeşler binayı yaptırdı ve daireleri aile fertlerine paylaştırdı.

 

Yapım yılı konusunda kaynaklar ayrışır. Şişli Belediyesi'nin kaydı yapının 20. yüzyıl başında inşa edildiğini, 1919'daki bir yangında büyük hasar gördüğünü ve 1932'de Narmanlı ailesince yeniden yaptırıldığını belirtir. Buna karşılık 1924 tarihli haritada köşenin boş görünmesi, binanın 1931 tarihli bir fotoğrafında dükkân katında kiralama ilanının okunabilmesi ve yapının Osmanlıca-Türkçe-Fransızca notlu özgün projelerinin bulunmuş olması, 1932 tarihini güçlü biçimde destekler. Yapının güncel mimar müellifi, ailenin arşivine ve özgün projelere doğrudan erişerek bu tarihte kuşku olmadığını belirtmiştir.

Kapıdaki İki Harf: NZ

Apartmanın adı doğrudan aileden gelir; ancak asıl imza kapıdadır. Giriş kapısının demir işçiliğine işlenmiş NZ monogramı, "Narmanlızâde"nin kısaltmasıdır, binanın tapusu değişse bile silinmeyecek bir mühür gibi durur.

Bu bölümdeki en insani hikâye ise apartmanın kendisinde değil, iki ev ötesinde saklıdır.

 

Hacı Mustafa Efendi mirasını paylaştırırken Narmanlı Apartmanı'ndan kızı Sıdıka Hanım'a pay ayırmadı. Eşinin bu gönül kırıklığını gidermek isteyen damadı — kendisi de Erzurumlu, emekli kurmay albay Vehbi Bilimer — iki ev ötedeki arsayı satın alıp karısı için ayrı bir apartman yaptırdı. Nişantaşı'nın bir başka tanınmış yapısı olan Vehbi Bey Apartmanı, bir mirastan dışlanmanın telafisi olarak doğdu. Sıdıka Hanım yıllar sonra İstanbul'un tanınmış antika ve sanat eseri koleksiyoncularından biri olacak, kendi apartmanından Narmanlı'ya yürüyerek gidip gelecekti.

Mimari Özellikler

Sade Cephe, Görkemli Kapı

Narmanlı Apartmanı yedi katlıdır ve cepheleri şaşırtıcı derecede sadedir. Yapıdaki Art Nouveau üslubu gösterişli bir cephe bezemesiyle değil, seçili noktalarda kendini gösterir. En çarpıcı olanı giriş kapısıdır: hem taş hem demir işçiliği açısından başlı başına bir sanat eseri niteliği taşır. Giriş holünde bitkisel motifli taş bezemeler yer alır, bu motifler arasında bağ ve üzüm figürlerinin bulunması, Erzurum kökenli bir aile için ilk bakışta beklenmedik görünse de, dönemin Ermeni usta geleneğinde bereket ve bolluk simgesi olarak yaygın biçimde kullanılan bir bezeme dilidir. Yapının projelerindeki mimar imzası güçlükle okunmaktadır; Antranikyan olduğu değerlendirilir. Binada çalışan ustaların Ermeni olduğu aile kaynaklarınca da doğrulanır. Tesisat projesinin altında ise A. Schücking'in imzası bulunur.

Bir Apartman Girişinden Fazlası

Yapının en çok anlatılan bölümü giriş holüdür. Beyaz mermer zemin, bordo kadife kaplı markiz, bizote kristal ayna, İtalya'dan getirtilmiş pembe ve gri mermer karolarla döşeli ikinci sahanlık ve neredeyse bir mobilya parçası niteliğindeki ahşap asansör. Merdivenlerin iki yanında birer bronz kadın heykeli duruyor, yukarı çıkan basamaklar boyunca pirinç zincirler uzanıyordu. Ayşe Kulin bu girişi anılarında bir apartman girişinden çok <cite index="61-1">küçük bir sarayın girişi</cite> gibi tarif eder.

Bu detayların bir kısmı bugün yerinde değildir. Aile üyelerinin aktardığına göre bronz heykeller ve katlardaki pirinç zincir süslemeler zaman içinde kaldırılmış; cephedeki dış süslemeler ise düşme tehlikesi oluşturduğu için söktürülmüştür.

Her Katta Dört Daire, Marmara Manzarası

Bina her katta irili ufaklı dört daire barındırır: yaklaşık 250 metrekarelik iki daire ve yaklaşık 150 metrekarelik iki daire. Bu asimetrik kurgu tesadüf değildir; farklı büyüklükteki aile birimlerinin aynı çatı altında yaşayabilmesi için tasarlanmıştır.

 

Dairelerin yönlenmesi köşe konumunun bütün avantajını kullanır: ön cepheler Teşvikiye ve Hüsrev Gerede caddelerine bakarken, arka cepheler Dolmabahçe Camii üzerinden Marmara'yı görür. İç mekânlarda masif ahşap giriş kapıları, yüksek tavanlar, alçı tavan göbekleri, duvarlarda çıtalı bölümlemeler, rabıta masif ahşap zeminler ve orijinal pirinç kapı kolları korunmuştur. Odalar 20-28 metrekare bandındadır; en nitelikli mekân, köşedeki çıkmalı odadır. Yıllar içinde binanın üst katına kaçak kat eklendiği yönünde bir kanaat oluşmuştur. Aileden mimar Dilara Seviç bunu düzeltir: kaçak kat yoktur, mevcut katın balkonları çok uzun yıllar önce içeri alınmıştır.

İlk Sakinler: Bir Ailenin Dikey Mahallesi

Narmanlı Apartmanı, kiraya verilmek üzere değil, ailenin kendisi için yapıldı. Yapıldığı günden itibaren Hacı Mustafa Efendi'nin iki oğlu, onların çocukları ve zamanla torunları aynı binada yaşadı. Bu, İstanbul'un apartmanlaşma tarihinde belirgin bir tipolojidir: konaktaki geniş aile düzeninin, kat mülkiyetiyle dikey eksende yeniden kurulması.

 

1940'ların Teşvikiye'sinde bu bina, ana girişi tramvay durağının tam karşısına gelen, semtin en merkezi noktalarından biriydi. Komşuluk ilişkileri de aynı yoğunluktaydı: yan taraftaki Berna Apartmanı'nın mutfak penceresi ile Narmanlı'nın mutfak penceresi birbirini görürdü; hafta sonları üçle yedi arasında düzenlenen, içkinin kesinlikle yasak olduğu dans partileri bu pencerelerden izlenirdi.

Ayşe Kulin'in Doğduğu Ev ve Mithat Cemal Kuntay'ın Son Odası

Narmanlı Apartmanı'nı bugün kültürel hafızada tutan asıl isim Ayşe Kulin'dir. Yazar 1940'ların başında bir eylül günü bu apartmanda doğdu ve yaklaşık elli yıl burada yaşadı; bina, annesinin ailesinin — Kulin'in deyişiyle "Erzurumlular"ın — eviydi. Hayat: Dürbünümde Kırk Sene 1941-1964 adlı kitabı ile Yazarların İstanbul'u derlemesindeki metni, hem apartmanın iç mekânlarına hem de dönemin Teşvikiye'sine dair bugün elimizdeki en canlı birinci elden kaynaklardır. Bu yazılarda Kulin, Anadolu'dan göç eden varlıklı ailelerin İstanbullu gibi yaşamayı öğrenme sürecini de anlatır — apartman, o kültürel geçişin fiziksel sahnesidir.

 

Yapının ikinci edebî sakini Mithat Cemal Kuntay'dır. Üç İstanbul romanının yazarı, 1940'larda eşini bu apartmanda kaybetti ve onun odasını öldüğü günkü hâliyle koruyarak yaşattı. On küsur yıl sonra, 30 Mart 1956'da aynı dairede vefat etti. Türk edebiyatının en sessiz yas anlatılarından biri, bu binanın bir odasında yaşandı.

Binanın sakinleri arasında ayrıca Ankara'nın ilk emniyet müdürü ve çeşitli illerde valilik yapmış Ali Cemal Bardakçı da yer alır. Sonraki dönemlerde tekstil sanayisinden iş insanı ailelerin de apartmanda ikamet ettiği aktarılır.

Bugün Teşvikiye'de Yaşamak ve Yatırım Perspektifi

Narmanlı Apartmanı bugün de ayakta ve kullanımdadır; ancak kullanım biçimi değişmiştir. Aile kuşakları binada varlığını sürdürmekle birlikte, dairelerin bir kısmı zaman içinde ofise dönüşmüştür. Aileden mimar Dilara Seviç, bu dönüşümün nedenlerini açık biçimde anlatır: bir yandan büyüklerin kaybedilmesiyle apartmanın toplu aile yaşamı çözülmüş, diğer yandan caddenin karşısındaki Ralli Apartmanı'nda konumlanan konsolosluk nedeniyle bölgenin gündelik dokusu ve güvenlik konforu değişmiştir.

 

Yatırımcı açısından tablo şudur: Teşvikiye-Nişantaşı aksında bu nitelikte, tek elde kalmış aile apartmanlarında arz son derece sınırlıdır. Narmanlı'da daire arz edilmesi düzenli bir piyasa hareketi değil, istisnai bir olaydır. Bu tip yapılarda değeri belirleyen unsur metrekare birim fiyatından çok; orijinal doğrama, zemin ve tavan detaylarının korunmuşluğu, kat mülkiyeti durumu, dairenin cephe yönü (Marmara manzaralı arka cephe belirgin biçimde primlidir) ve konut-ofis kullanım izni oranıdır.

Konum, İstanbul'un en güçlü yaya aksında yer alır: Teşvikiye Camii, Maçka Parkı, Nişantaşı'nın butik ve galeri hattı yürüme mesafesindedir; M2 ve M7 metro hatları ile Maçka-Taşkışla füniküler bağlantısı ulaşımı destekler. Bu profil, standart rezidans arayan alıcıya değil; karakterli, tarihi ve arzı yenilenemeyen bir konut arayan uzun vadeli yatırımcıya hitap eder.

 

Narmanlı Apartmanı, Erzurum'un bir kasabasından yola çıkan bir ailenin, servetini gösterişli bir cepheye değil bir kapıya, bir merdivene ve dokuz kuşağın paylaştığı bir çatıya yatırma kararının ürünüdür. Cephesi sessizdir; anlatısı değil. Kapıdaki iki harf, içerideki mermer sahanlık, bir yazarın doğduğu oda ve bir başka yazarın yıllarca dokunmadığı bir başka oda, hepsi aynı yapının içinde durur. İstanbul'un konaktan apartmana geçtiği o kısa aralıkta yapılmış bu bina, taşın yalnızca barınma değil, aidiyet de ürettiğini hatırlatmaya devam ediyor.

 

Bugün "Teşvikiye satılık daire", "Nişantaşı satılık daire" ve "Narmanlı Apartmanı" aramalarında öne çıkan bu aks, modern rezidansların standartlaşmış yaşam kurgusundan ayrışarak şehrin tarihsel katmanlarıyla doğrudan temas kuran bir yaşam biçimi sunar. Galerilerin, butiklerin ve köklü lokantaların yürüme mesafesinde olduğu; buna karşılık yüksek tavanlı, geniş planlı dairelerin bugünün konut stokunda yeniden üretilemediği Teşvikiye, taşın ve birikmiş kültürel hafızanın birleştiği zamansız bir şehir yaşamını temsil eder.

 

Bu nitelikteki tescilli ve tarihi yapı stokunda bir yaşam ya da yatırım kararı verirken doğru portföye erişim ve doğru yönlendirme kritik bir rol oynar. Space İstanbul olarak, Teşvikiye, Nişantaşı ve Maçka çevresindeki portföylerimizle ilgilenen yatırımcı ve alıcılara 20 yılı aşkın sektör deneyimimiz ve 40'a yakın danışman kadromuzla rehberlik ediyoruz. Bölgede yer alan satılık ve kiralık daire seçeneklerimizi değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Narmanlı Apartmanı nerede?

Narmanlı Apartmanı, İstanbul'un Şişli ilçesinde, Teşvikiye'de, Maçka Caddesi No: 28 adresinde yer alır. Maçka Caddesi ile Hüsrev Gerede Caddesi'nin birleştiği köşede konumlanır; arka cephesi Hüsrev Gerede Caddesi'ne bakar. Teşvikiye Camii ve Maçka Parkı'na yürüme mesafesindedir.

 

Narmanlı Apartmanı ile Narmanlı Han aynı bina mı?

Hayır. Narmanlı Han (Narmanlı Yurdu) İstiklal Caddesi'ndedir ve 1831'de Rus elçilik binası olarak yapılmış, 1933'te aile tarafından hazır satın alınmıştır. Teşvikiye'deki Narmanlı Apartmanı ise aynı ailenin 1932'de sıfırdan inşa ettirdiği ayrı bir yapıdır.

 

Narmanlı Apartmanı'nı kim yaptırdı?

Erzurum'un Narman ilçesinden İstanbul'a göç eden Narmanlızâde Hacı Mustafa Efendi arsayı oğullarına verdi; bina Avni ve Sıtkı Narmanlı kardeşler tarafından yaptırılarak aile fertlerine paylaştırıldı. Kapıdaki NZ monogramı "Narmanlızâde"yi temsil eder.

 

Narmanlı Apartmanı'nın mimarı kimdir?

Yapının bulunan özgün projelerindeki imza güçlükle okunmakta olup Antranikyan olduğu değerlendirilmektedir. Tesisat mühendisi A. Schücking'dir. Aile kaynaklarına göre binada Ermeni ustalar çalışmıştır.

 

Narmanlı Apartmanı'nda hangi ünlü isimler yaşadı?

Yazar Ayşe Kulin bu apartmanda doğdu ve yaklaşık elli yıl burada yaşadı. Üç İstanbul'un yazarı Mithat Cemal Kuntay son yıllarını burada geçirdi ve 1956'da aynı dairede vefat etti. Ankara'nın ilk emniyet müdürü Ali Cemal Bardakçı da sakinleri arasındaydı.

 

Narmanlı Apartmanı'nda daireler ne kadar büyüklükte?

Yapı yedi katlıdır ve her katta dört daire bulunur: yaklaşık 250 metrekarelik iki daire ve yaklaşık 150 metrekarelik iki daire. Arka cepheye bakan daireler Dolmabahçe Camii üzerinden Marmara manzarasına sahiptir.

 

#narmanlıapartmanı #narmanlıapartmanıteşvikiye #narmanlızâdeler #teşvikiye #nişantaşıapartmanları #ayşekulin #istanbulapartmanları #spaceistanbul #nişantaşısatılık #nişantaşıkiralık #nişantaşısatılıkdaire #nişantaşıkiralıkdaire