Valpreda Apartmanı: Yeldeğirmeni'nin İtalyan İzi ve İstanbul'un İlk Apartmanlarından Biri
Valpreda Apartmanı: Yeldeğirmeni'nin İtalyan İzi ve İstanbul'un İlk Apartmanlarından Biri

İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, demiryolunun ve farklı toplulukların kente yön verdiği bir dönemde yükselen Valpreda Apartmanı, Kadıköy’ün Yeldeğirmeni semtindeki önemli tarihî yapılardan biridir. 1909 yılında, Musevi Kehribarcı ailesinden Levi Kehribarcı tarafından inşa ettirilen yapı; yedi katı ve on dört dairesiyle, İstanbul’da konut amacıyla inşa edilen erken dönem yüksek apartman örnekleri arasında gösterilir.

 

Haydarpaşa Garı’nın inşasında görev alan İtalyan taş ustalarının yapıda konaklaması nedeniyle halk arasında “İtalyan Apartmanı” olarak da anılan Valpreda Apartmanı, Yeldeğirmeni’nin çok kültürlü geçmişini yansıtan yapılardan biridir. Yapının tarihsel önemi yalnızca mimarisiyle sınırlı değildir. Türkiye’nin ilk şehir plancısı olarak kabul edilen Aron Angel’in 1916 yılında burada dünyaya gelmiş olması, apartmanı İstanbul’un şehircilik tarihi açısından da dikkat çekici bir konuma taşır. Kadıköy ilçesinin Rasimpaşa Mahallesi’nde, Yeldeğirmeni’nin Haydarpaşa yönüne açılan sokaklarından Akif Bey Sokak’ta bulunan Valpreda Apartmanı, bugün de konut işlevini sürdürmektedir. Yeldeğirmeni’nin tarihî dokusu içinde varlığını koruyan yapı, semtin geçmişine ilişkin izleri günümüze taşıyan önemli apartmanlardan biri olarak öne çıkarken, restorasyon sürecini beklemektedir.

 

İnşa tarihi

1909

İlk sahibi

Levi Kehribarcı (Musevi Kehribarcı ailesi)

Mimari nitelik

7 katlı, 14 daire; Art Nouveau üslubu, havagazı aydınlatmalı

Konum

Rasimpaşa Mahallesi, Akif Bey Sokak No:2, Yeldeğirmeni, Kadıköy

Bilinen özellikler

Haydarpaşa Garı işçilerinin konaklama binası; Aron Angel'in doğduğu ev

Bugünkü durum

Hâlâ konut olarak kullanılıyor; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla restorasyon süreci devam ediyor

 

 

Valpreda Apartmanı Tarihçesi: Yeldeğirmeni'nin Demiryolu ile Değişen Kimliği

Valpreda Apartmanı'nın yükseldiği parselin yapı öncesi tapu kayıtlarına dair ayrıntılı bir belge günümüze ulaşmamıştır; ancak Yeldeğirmeni'nin (resmî adıyla Rasimpaşa Mahallesi) bu dönemde geçirdiği dönüşüm iyi belgelenmiştir. Semtin kentsel kimliği, 1855'te çarşı bölgesinde çıkan büyük bir yangınla şekillenmeye başladı: Mimar Hovhannes Kalfa Stepanian'ın anılarına dayanan kayıtlara göre, yangının ardından 1856'da hazırlanan Kadıköy Planı, Osmanlı şehircilik tarihinin en erken ızgara plan uygulamalarından biri oldu ve bugün hâlâ okunabilen düzenli sokak dokusunu, küçük meydanları ve genişçe caddeleri semte kazandırdı.

 

1873'te hizmete giren Haydarpaşa-İzmit demiryolu hattı da bu düzenli doku üzerinde ilk apartmanların yükselmesini hızlandırdı; ancak semtin asıl büyük dönüşümü, 1899'da başlayan Haydarpaşa Limanı inşaatı ve ardından 1906'da temeli atılan yeni Haydarpaşa Garı projesiyle geldi. Alman Philipp Holzmann & Co. şirketine bağlı mimarlar Otto Ritter ve Helmuth Cuno'nun tasarladığı gar binası, 30 Mayıs 1906'da başlayan iki yıllık bir inşaatın ardından 19 Ağustos 1908'de hizmete açıldı.

Bu dev projede çalışan Alman mühendisler ile İtalyan taş ustalarının barınması için Yeldeğirmeni'nde birden fazla apartman inşa edildi: Alman mühendisler yakınlardaki Sünget Apartmanı'na yerleşirken, İtalyan taş ustaları için de Valpreda Apartmanı yükseldi. Bu çok uluslu işçi hareketliliği, ızgara planıyla zaten Batılı bir kentsel karaktere sahip olan Yeldeğirmeni'ni, İstanbul'un ilk "apartman semtlerinden" birine dönüştürdü.

 

Kadıköy portföylerimiz için tıklayın!

 

Valpreda Apartmanı'nın İnşa Süreci ve İlk Sahibi Levi Kehribarcı

Valpreda Apartmanı'nın hikâyesi, İstanbul'a pek çok yapı kazandırmış Musevi Kehribarcı ailesinden Levi Kehribarcı ile başlar. Yapının inşa tarihi, giriş kapısının taç kısmındaki taş kartuşa kazınan "1909" rakamıyla doğrudan belgelenir; binanın bu tarihte tamamlandığı, sonraki dönem kaynaklarında da tutarlı biçimde tekrarlanır.

Bina, dönemin popüler mimari üslubu Art Nouveau'nun etkisiyle yedi katlı ve on dört daireli olarak tasarlandı. İstanbul'da konut amacıyla inşa edilen ilk yüksek apartmanlardan biri olma özelliğini taşıyordu. Yaygın bir inanışın aksine, binayı İtalyan işçiler ya da mühendisler inşa etmemiştir; proje, tamamıyla Levi Kehribarcı'nın girişimiyle hayata geçirilmiştir.

 

Kehribarcı ailesi, İstanbul'un 20. yüzyıl başındaki hızlı kentleşme sürecinde imzasını birçok yapıya bırakmış Musevi bir girişimci ailesiydi; Levi Kehribarcı'nın Yeldeğirmeni'nde yükselttiği bu apartman, ailenin şehre kazandırdığı konut mirasının en görünür örneklerinden biri olarak öne çıkar. Kehribarcı'nın bu yatırımı, hem semtin demiryolu kaynaklı nüfus artışına bir yanıt hem de dönemin apartmanlaşma eğiliminden pay alma girişimiydi.

 

Valpreda Apartmanı Neden "İtalyan Apartmanı" Olarak Biliniyor?

Binanın resmî adı olan "Valpreda"nın kökenine dair kaynaklarda kesin bir bilgi bulunmuyor; bu ismin hangi kişi ya da aileye atfen verildiği belgelenmemiştir. Buna karşılık, halk arasında çok daha yaygın kullanılan "İtalyan Apartmanı" adının kökeni gayet nettir: Haydarpaşa Garı'nın cephe taş işçiliğinde görev alan İtalyan taş ustaları, inşaat sürecinde bu binada ikamet etmiştir. Zamanla bina, kendi adından çok bu insani hikâyeyle anılır oldu.

Yıllar içinde bu köken hikâyesinin etrafında birkaç efsane de birikti. Bunlardan en yaygını, binanın bizzat İtalyan işçiler tarafından inşa edildiği iddiasıdır. Oysa yapının müteahhidi, yukarıda anlatıldığı gibi, Levi Kehribarcı'dır. Bu tür efsanelerin binaya dair gerçek hikâyeyi zamanla nasıl gölgede bıraktığını, mimari özelliklere bakarken bir kez daha göreceğiz.

 

Kadıköy portföylerimiz için tıklayın!

Valpreda Apartmanı'nın Mimari Özellikleri

Dar Parselin Şekillendirdiği Plan

Valpreda Apartmanı, dar ve düzensiz bir parsele oturtulmuş yedi katlı bir kütle olarak yükselir. Parseldeki yerleşim zorunlulukları nedeniyle dairelerin plan şeması simetrik değildir; buna karşın çoğu dairede koridorla başlayıp merkezde bir sofada toplanan ortak bir sirkülasyon mantığı okunur. Binanın on dört dairesi, dönemin İstanbul'unda alışılmadık bir yoğunlukta düşey bir konut yaşamı öneriyordu.

Cephe, Süsleme ve Havagazı Aydınlatması

Cephesinde dönemin popüler üslubu Art Nouveau'nun kıvrımlı, bitkisel çizgileri hâkimdir; yüksek tavanlı daireleri ve zengin taş işçiliğiyle bugün de ziyaretçilerin dikkatini çeker. İlginç bir teknik ayrıntı, dairelerin giriş kapıları üzerinde hâlâ görülebilen havagazı numaralarıdır. Dönemin bir başka örneği olan Celal Muhtar Apartmanı'nda olduğu gibi, Valpreda'nın daireleri de başlangıçta havagazıyla aydınlatılıyordu.

 

Bir Yapı Malzemesi Efsanesi: Demiryolu Demirleri

Binanın strüktürüne dair yaygın bir iddia da, Valpreda Apartmanı'nın Haydarpaşa Garı inşaatından artan demiryolu malzemeleriyle yapıldığı yönündedir. Yerel tarih araştırmalarına göre bu iddia doğru değildir; ancak gar inşaatından artan bazı yapı malzemelerinin, aynı dönemde inşa edilen Alman Okulu gibi birkaç yakın binada değerlendirildiği kaynaklarda geçer. Bu karışıklık, Valpreda Apartmanı'nın Haydarpaşa Garı'nın hikâyesiyle ne denli iç içe geçtiğinin bir başka göstergesidir.

Valpreda Apartmanı'nın İlk Sakinleri ve Sosyal Hayatı

Valpreda Apartmanı'nın ilk sakinleri arasında, adını binaya da veren o dönemin en özgün topluluğu vardı: Haydarpaşa Garı'nın cephe işçiliğinde çalışan İtalyan taş ustaları. Bu çok uluslu işçi nüfusu, henüz yeni gelişmekte olan Yeldeğirmeni'ne kozmopolit bir karakter kazandırdı — semt, kısa sürede Levantenlerin, gayrimüslim burjuvazinin ve demiryolu çalışanlarının bir arada yaşadığı bir mahalleye dönüştü.

 

Kadıköy'ün sosyal tarihine dair kaynaklara göre, cilt ve zührevi hastalıklar uzmanı Dr. Celâl Muhtar da ömrünün son yıllarını, 1947'deki vefatına kadar bu apartmanda geçirmiştir. Binanın günümüze dek kesintisiz konut işlevini sürdürmesi, ilk günden bu yana katman katman biriken bir sakinler tarihinin de göstergesidir.

Yeldeğirmeni'nin bu yıllardaki kozmopolit dokusu yalnızca Valpreda Apartmanı'nın sakinleriyle sınırlı değildi. Semtte bir sinagog, bir kilise ve Rasim Paşa Camii'nin yan yana durması, üç dinin cemaatinin aynı sokaklarda iç içe yaşadığı bir mahalle kimliğine işaret eder. Valpreda Apartmanı da bu çok kültürlü sosyal dokunun düşey bir yansıması, taş ve tuğlayla örülmüş bir mikrokozmos gibiydi.

Valpreda Apartmanı'nın Kültürel ve Tarihî Mirası

Türkiye'nin İlk Şehir Plancısı Aron Angel'in Doğduğu Ev

Valpreda Apartmanı'nı sıradan bir konuttan çıkarıp Türkiye kent planlama tarihinin köşe taşlarından birine dönüştüren isim, 6 Haziran 1916'da bu binada dünyaya gelen Aron Angel'dir. Galatasaray Lisesi'nin ardından Paris'e giden Angel, Sorbonne'daki hocası, İstanbul'un Cumhuriyet dönemi nazım planını hazırlayan Henri Prost'un yönlendirmesiyle hem mimarlık hem şehir planlaması eğitimi aldı ve 1942'de İstanbul'a döndü.

 

1950'lerde İstanbul Nazım Planı Dairesi Başkanı olan Angel, Taksim'den Dolmabahçe'ye uzanan yeşil alana bir otel yapılması kararlaştırıldığında istifasını verdi: "Şahsi menfaatlerin revaçta olduğu bir müessesede çalışmaktan utanç duyuyorum, yeşil alana bir tek çivi çaktırmam" sözleriyle bilinir. Bugün Gezi Parkı olarak anılan alanın ve Bağdat Caddesi'nin planlamasında imzası bulunan Angel, 28 Kasım 2010'da, tuhaf bir tesadüfle, sevdiği Haydarpaşa Garı'nda büyük bir yangının çıktığı günde 95 yaşında hayata veda etti.

 

Oğlu Albert Angel'in bir belgeselde aktardığına göre, Aron Angel doğduğu bu apartmanı hiç unutmamış; evin yüksek tavanlarını, pencerelerini ve fesli kapıcısını çocukluğuna dair en canlı anıları arasında sayarmış. Doğduğu evin İstanbul'un ilk apartmanlarından biri olması, belki de onun kente ve kentin dokusuna duyduğu ömür boyu sürecek ilginin ilk tohumunu bu binada attığını düşündürüyor.

Dizi, Roman ve Bir Şehir Efsanesi

Valpreda Apartmanı, popüler kültürde de iz bıraktı: 2009'da yayınlanan "Melekler Korusun" adlı gençlik dizisi, binanın 9 numaralı dairesinde çekildi; yazar Azra Kohen'in "Gör Beni" adlı romanındaki ailelerin de bu apartmanda yaşadığı aktarılır. Bina ayrıca kendi şehir efsanesini de doğurdu: apartmandan Haydarpaşa Garı'na uzandığı söylenen gizli bir tünel rivayeti, bugüne dek ne doğrulanabilmiş ne de çürütülebilmiştir. Yeldeğirmeni sakinleri arasında hâlâ anlatılan bir sır olarak yaşamaya devam ediyor.

Valpreda Apartmanı'nın Bugünkü Durumu ve Mirası

Valpreda Apartmanı, yaklaşık 115 yıllık geçmişine rağmen hâlâ ayakta ve hâlâ bir apartman: binanın içinde bugün de sakinler yaşıyor. Uzun süre bakımsız kalan yapı için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü restorasyon kararı almış olup, çalışmalar kademeli olarak sürdürülüyor.

 

Kadıköy portföylerimiz için tıklayın!

 

Yeldeğirmeni'nin bugünkü canlılığı, 2011'de Kadıköy Belediyesi öncülüğünde başlatılan bir kentsel canlandırma sürecine de dayanıyor; bu süreç, semti atölyelerin, sanat evlerinin ve renkli duvar resimleriyle bezeli sokakların damga vurduğu, İstanbul'un en dinamik kültür-sanat mahallelerinden birine dönüştürdü. Valpreda Apartmanı da bu dönüşümün tam ortasında, semtin ızgara planlı, çok kültürlü geçmişini hâlâ taşıyan bir referans noktası olmayı sürdürüyor. Anadolu yakasının tarihi apartman dokusuna ilgi duyan alıcı ve yatırımcılar için Kadıköy'ün bu köklü sokakları, gün geçtikçe daha fazla değer kazanıyor.

 

Valpreda Apartmanı, taşındaki İtalyan işçiliğiyle, doğurduğu şehir plancısıyla ve barındırdığı efsanesiyle, İstanbul'un demiryolu çağının sessiz bir tanığı olmayı sürdürüyor. Bir garın inşası için gelen yabancı ellerin bıraktığı bu iz, bugün hâlâ Yeldeğirmeni'nin sokaklarında nefes alıyor.

 

Bugün “Yeldeğirmeni satılık daire”, "Kadıköy satılık daire", “Kadıköy tarihî apartman” ve “Yeldeğirmeni gayrimenkul” aramalarında öne çıkan bölge, standartlaşmış konut projelerinden ayrışarak İstanbul’un çok kültürlü geçmişini ve erken dönem apartman dokusunu günümüze taşıyor. Yeldeğirmeni’nin ızgara planlı sokakları, tarihî apartmanları, sanat atölyeleri ve kültür-sanat mekânları; semte Kadıköy’ün diğer bölgelerinden ayrışan özgün bir karakter kazandırıyor. Valpreda Apartmanı da bu tarihî dokunun önemli örneklerinden biri olarak, Haydarpaşa Garı’nın inşa edildiği döneme, İtalyan taş ustalarının İstanbul’daki varlığına ve Türkiye’nin şehircilik tarihine uzanan katmanlı geçmişiyle dikkat çekiyor. Tarihî yapıların, kültürel mirasın ve kent yaşamının bir arada bulunduğu Yeldeğirmeni, Anadolu Yakası’nda özgün bir konut ve yatırım bölgesi olarak öne çıkıyor.

 

Kadıköy’ün Yeldeğirmeni ve çevresinde tarihî bir yapıda yaşamayı ya da yatırım yapmayı değerlendirenler için doğru portföye erişim ve doğru yönlendirme kritik bir rol oynar; özellikle tarihî yapılarda yapının tescil durumu, restorasyon süreci, mevcut kullanım koşulları ve hukuki statüsü gibi unsurlar uzmanlık gerektirir. Space İstanbul olarak, İstanbul’un tarihî dokusunu taşıyan semtlerindeki portföylerle ilgilenen yatırımcı ve alıcılara, 20 yılı aşkın sektör deneyimimiz ve uzman danışman kadromuzla rehberlik ediyoruz. Kadıköy, Yeldeğirmeni ve İstanbul’un tarihî apartman dokusunda yer alan portföylerimizi değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Kadıköy portföylerimiz için tıklayın!

Sıkça Sorulan Sorular

Valpreda Apartmanı nerede bulunuyor?

Valpreda Apartmanı, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, Rasimpaşa Mahallesi'nde (Yeldeğirmeni), Akif Bey Sokak No:2'de yer alıyor. Haydarpaşa Garı manzarasına yakın bir konumda bulunan bina, hâlâ konut olarak kullanılmaktadır.

 

Valpreda Apartmanı ne zaman ve kim tarafından yapıldı?

Bina, Musevi Kehribarcı ailesinden Levi Kehribarcı tarafından, 1909 tarihli olduğu kabul edilen bir inşaat sürecinde yaptırıldı. Yapının kesin tamamlanma tarihi kaynaklarda net olarak belirtilmemektedir.

 

Valpreda Apartmanı neden "İtalyan Apartmanı" olarak biliniyor?

Haydarpaşa Garı'nın inşasında çalışan İtalyan taş ustaları bu binada ikamet ettiği için bina, halk arasında zamanla "İtalyan Apartmanı" adıyla anılır oldu. Binayı İtalyan işçilerin inşa ettiği iddiası ise doğru değildir.

 

Valpreda Apartmanı neden önemlidir?

Bina, İstanbul'da konut amacıyla inşa edilen ilk yüksek apartmanlardan biri olmasının yanında, Türkiye'nin ilk şehir plancısı Aron Angel'in 1916'da doğduğu ev olmasıyla da kent tarihinde özel bir yere sahiptir.

 

Valpreda Apartmanı bugün ayakta mı?

Evet. Bina hâlâ apartman olarak kullanılıyor ve sakinlerini barındırıyor. Uzun süre bakımsız kalan yapı için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü restorasyon kararı almıştır.

 

Valpreda Apartmanı'nda hangi diziler veya kitaplar geçiyor?

2009 yapımı "Melekler Korusun" adlı dizi, binanın 9 numaralı dairesinde çekildi. Azra Kohen'in "Gör Beni" adlı romanındaki ailelerin de bu apartmanda yaşadığı aktarılır.

 

Valpreda Apartmanı'ndan Haydarpaşa Garı'na gizli bir tünel var mı?

Bu, Yeldeğirmeni sakinleri arasında uzun süredir anlatılan popüler bir şehir efsanesidir. Rivayete göre tünel, dönemin kritik koşullarında yapılmış ve sonradan giriş çıkışları kapatılmıştır; ancak bugüne kadar bu iddiayı doğrulayan ya da kesin biçimde çürüten bir kaynak bulunmamaktadır.

 

#valpredaapartmanı #italyanapartmanı #yeldeğirmeni #kadıköy #rasimpaşa #istanbul #istanbultarihi #istanbulmimarisi #tarihiapartmanlar #tarihiyapılar #istanbulunyapıları #kadıköytarihi #yeldeğirmenitarihi #haydarpaşagarı #artnouveau #istanbulunmimarisi #istanbulunkültürelmirası